İngilizce adı ‘senna’ kabuğu soyulabildiği için Arapça ‘sena’ ve İbranice ‘soyulabilir’ anlamına gelen ‘cassia’nın birleşmesinden türemiş Latince adı ‘Cassia angustifolia’dır. Baklagiller familyasındandır. Anavatanı Somali, Mısır ve Hindistan’dır. Ülkemizde Güney Ege ve Akdeniz bölgelerinde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Yeşil renkli bileşik yaprakları olan yaz mevsiminde sapsarı salkımlar halinde çiçekler açan çalı görünümlü, çokyıllık bir bitkidir.
Latince adı ‘Verbascum thapsus’ olan Sığırkuyruğu bitkisi, sıracaotugiller familyasındandır. Anavatanı Avrupa’dır. Ülkemizde Marmara, Ege, Akdeniz ve Trakya bölgelerinde yetişir. Güneşin en yoğun olduğu dönemlerde çiçek açar. Mumu andıran şekliyle yol kenarlarında etrafa ışık saçar. Gövdesi dik, bazen dallanmış ve yünümsü tüylerle kaplı, çokyıllık otsu bir bitkidir. Hem Avrupa’da hem de Anadolu’da yaygın bir bitkidir. Sırf Türkiye’de 200 türü vardır.
Latince adı ‘Ruta graveolens’’ olan Sedefotu, sedefgiller familyasındandır. Eski Yunancada ‘ruta’ akıcı yapan, yardım eden ve kurtaran anlamlarına gelirken ‘graveolen’ kuvvetli kokan demektir. Sedefotunun kendine özgü olan kokusu yılan, sansar, kedi ve fare gibi hayvanları kaçırırken karasinekler tarafından çok sevilir. Anavatanı Doğu Akdeniz’dir. Ülkemizde yabani olarak yetişmez, genellikle bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Her dem yemyeşildir. Bu çok yıllık çalı görünümündeki bitkinin kökü ikinci yılında odunsulaşır. Yaprakları birkaç defa yan yapraklara ayrılır, çatalsılaşır. Haziran ve Temmuz aylarında gösterişli, göz alıcı güzellikte sapsarı çiçekler açar.
Latince adı ‘Hypericum perforatum’ olan Sarı Kantaron, sarı kantarongiller familyasındandır. Anavatanı Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya’dır. Avrupa'da ormanlık bölgelerde, tarlalarda ve yol kenarlarında kendiliğinden yetişen bitki Kuzey amerika'ya da uyum sağlamış ve doğal olarak kırlarda yetişmeye başlamıştır. Ülkemizde 60 farklı türü bulunur. Sarı kantaron adını yıldız şeklinde açtığı çiçeklerin sarı renginden almış, çokyıllık otsu bir bitkidir.
Latince adı ‘Foeniculum vulgare’ olan Rezene maydanozgiller familyasındandır. Anavatanı Akdeniz ve Yakın Doğu’dur. Ülkemizde hemen hemen her bölgede doğal olarak yetişir. Sonbahardan yaz ortasına kadar yol kenarlarında, çayırlık ortamlarda serpilen rezenenin yaprakları saplı ve tüysüzdür. Daha çok kayalık ve kurak yerleri sever. Genellikle bir metreye kadar boy atan, iki yıllık otsu, keskin kokulu bir bitkidir. Keskin aromasıyla anasona benzeyen Rezene sıradan bir bitki familyası olmaktan çok daha fazlasıdır.
Latince adı ‘Ocimum basilicum’ olan Reyhan ballıbabagiller familyasındandır. Denize kıyısı olan bölgelerde yetişmektedir. Anavatanı Hindistan’dır. 2500 yıl önce insanlar Ortadoğu’ya ve Akdeniz’e bu bitkiyi tıbbi amaçlı yaymışlardır. Birçok ballıbaba türü gibi Reyhan’da ilk yılında çiçeklerini açınca ömrünü tamamlar. İklimi elverişli yerlerde Reyhan bitkisi çokyıllık da olabilir. Bazı türlerinde yaprakları mor ve ebrulidir. Kokusuyla ün salmış bir bitkidir. Hatta birçok ülkede reyhan kelimesi ‘güzel kokulu’ anlamına gelmektedir. Salatalarda, hemen her türlü et yemeğinde, çorbalarda, omletlerde, domatesli yemeklerde kokusunu özgürce sergiler.
Pelin otu, Artemisia absinthium adıyla bilinen, yoğun aroması ve acı tadıyla öne çıkan güçlü bileşenler içeren bir bitkidir. Geleneksel kullanımda çay, harici uygulamalar ve sınırlı tariflerde değerlendirilir; ancak yüksek etkili yapısı nedeniyle kontrollü tüketim gerektirir. İçeriğindeki absinthin ve thujone gibi bileşenler, hem karakteristik tadını oluşturur hem de kullanım sürecinde dikkatli olunmasını gerektirir.
Papatya; çay, yağ, ekstre ve bakım ürünleri gibi farklı formlarda kullanılan aromatik bir bitkidir. Tür doğruluğu, güvenilir kaynaklardan temin edilmesi ve düzenli kullanım öncesinde uzman görüşü alınması önemlidir. Kurutulmuş papatya ise aromasını ve kalitesini koruması için serin, kuru ve ışık almayan ortamda saklanmalıdır.
Öksürükotu, Latincede öksürük önleyici anlamına gelen “Tussilago farfara” ismiyle adlandırılan bir papatyagiller familyasındandır. Adından da anlaşılacağı üzere öksürüğü önlediğinden halk arasında bu ismi almıştır. Bazı yörelerde farfara otu, kavalak, sulandıkotu ve devetabanı olarak da bilinir. Çiçeklerini yapraklarından önce açan nadir bitkilerden biridir. Öksürükotunun anavatanı Avrupa ve Asya’nın muhtelif yerleridir.
Latince adı “Viscum album” olan Ökseotu, santalaceae familyasındandır. Anavatanı Avrupa, Batı ve Güney Asya olmasına rağmen dünyanın hemen hemen her bölgesine yayılmıştır. Ülkemizde bazı yörelerde gevele, güvelek, gövelek, purç, çekem isimleriyle de bilinir. Dört mevsim yapraklarını dökmeyen, ağaçlar üzerine tutunup sarmaşık gibi yaşayan bir bitkidir. Genellikle elma ağacının dalları üzerinde yaşar. Armut, söğüt, kavak, meşe ve çam ağaçlarının üzerinde de yaşayabilmektedir.